July 31, 2010 Kategorisi Altında Mevlana - No Comment

Mevlana Hikayeleri: 13. yy Anadolu’da ki Durum





On üçüncü asırda Anadolu siyasî çalkantılar içindeydi. İçerideki koltuk ve makam kavgaları, kardeşleri birbirine düşman etmişti. Bu kargaşa ve kavgalarla, Selçuklu Devleti, eski kuvvetini yitirmişti.

Ardı arkası kesilmeyen, Batıdan gelen haçlı seferleri, ülkeyi talan etmişti. Doğudan gelen Moğollar ise yaka yıka ve öldüre öldüre Anadolu’nun büyük bölümünü işgal etmişti.

Bu maddî çöküntüye bir de manevî kargaşa eklenmiş, İslâm’ı yanlış yorumlayan birçok anlayış ortalığı kaplamıştı.

Anadolu insanında tam bir ezilmişlik ve ümitsizlik havası hâkimdi.

Osmanlı Beyliği ise henüz müstakil olarak varlığını ortaya koymuş değildi.

Halk son derece fakirleşmiş, ondan da öte, işgal ordularının zulmü altında can korkusuyla yaşar olmuştu.

İşte böylesine bir kargaşanın ortasında bunalmış, bıkmış ve bezginleşmiş Anadolu insanı, bir moral kaynağı bulmuştu:

Mevlana…

July 29, 2010 Kategorisi Altında Mevlana Sözleri - No Comment

Mevlana Sözleri 4





Mevlana Sözleri A:

. Bir köpeğin önüne bir çuval şeker koysan bile, onun gönlü yine leş peşindedir. Şekerden ne anlar o? 

· Allah ile birleşmek demek, senin varlığının O’nunla birleşmesi demek değildir. Senin yok olmandır. 

· Küfürle iman, yumurtanın akıyla sarısına benzer. Onları ayıran bir berzah var, birbirine karışmazlar. 

· Köpekler gibi kızmayı bırak, arslanların gazabına bak. Arslanların gazabını görünce de var, bir yaşına girmiş koyun gibi yavaş ol.

Mevlana Sözleri B:

· Din evinde haset faresi bir delik açar ama kedinin bir miyavlaması ile ürker kaçar.

· Kadınlar, aklı olanlara, gönül sahiplerine pek üstün olurlar. Cahillere gelince, onlar, kadına üstündür. Çünkü tabiatlarında hayvanlık vardır. Sevgi ve acımak, insanlık vasıflarıdır. Hiddet ve şehvet ise hayvanlık vasıfları. 

· Mümin bir kopuza benzer. Madem ki inanan kişi feryat edip ağlamada kopuzdur, kopuz kendisine mızrap vuran olmadıkça feryat etmez. 

· Madem ki, akıl babandır beden de anan, oğulsan babanın yüzüne bak. 

· Yeryüzü ile dağda aşk olsaydı, gönüllerinde bir ot bile bitmezdi.

 Mevlana Sözleri C:

· Kuş, kafeste kaldıkça başkasının buyruğu altındadır. Kafes kırıldı da kuş uçtu mu, nerede ona geçecek buyruklar? 

· Bal çanağının ağzı kapalı. Sen ise, üstünü, yanını yalayıp duruyorsun. Çanağı yere çal, 

· İnsana bütün korku içinden gelir fakat insanın aklı daima dışarıdadır. 

· Dil, anlamlara bir oluktur adeta, fakat nereden sığacak oluğa deniz? 

· O kadar çok koşmayın, o kadar yorulmayın, şu yerin altında çırak ne olmuşsa usta da o olmuştur.

· Bir lağımın pis kokusunu koklamak, ruhu kokuşmuş zenginlerle sohbetten yüz misli iyidir. 

· Sen, yeni bir çocuk doğurmadıkça, kan tatlı süt haline gelmez. 

· Hırsızlara, kötülere, alçaklara acımak, zayıfları kırıp geçirmektir.

· Aşk, davaya benzer. Cefa çekmek de şahide. Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki. 

· Tohum yerde gizlenir de, o gizlenmesi bağın, bahçenin yeşermesine sebep olur. 

Mevlana Sözleri D:

· Yazı yazılırken eli görmeyen kişi, yazı kalemin oynamasıyla yazılıyor sanır. 

· Gül solup, gül bahçesi harap olduktan sonra gülün kokusunu nereden duyabiliriz? Gülsuyundan! 

· Firavun, yüzbinlerce çocuk öldürttü, aradığıysa evinin içindeydi.

· Geminin içindeki su, gemiyi batırır. Geminin altındaki suysa, gemiye arka olur.

· Aynanın berraklığını yüzüne karşı söylersen, ayna hemen buğulanır, seni göstermez olur. 

· Eşek, suyun kadrini bilseydi, ayak yerine baş koyardı ırmağa.

· Aklın deveciye benzer, sense devesin. Aklın seni ram eder, ister istemez dilediği yere çeker götürür. 

· Eğer parça buçukta bütünle beraberdir, ondan ayrılmaz diyorsan, diken ye, diken de gülle beraberdir. 

· Gümüşün dışı aktır, berraktır ama onun yüzünden el de kararır, elbise de. 

· Ateşin kıvılcımlarıyla al al bir yüzü vardır. Ama yaptığı kötü işe bak, karanlığı seyret. 

Mevlana Sözleri E:

· Yoksul, cömertliğin aynasıdır.

· Peygamberler insanları Allah’a ulaştırmak için gelmişlerdir. İnsanların hepsi bir bedense, kulla Allah birleşmişse kimi kime ulaştıracaklar? 

· Bir mumdan yakılan mumu gören, gerçekten de asıl mumu görmüştür. Düşünenlerin düşündürdükleri… 

· Sabır, genişliğin anahtarıdır. 

· Gündüz gibi ışıyıp durmayı istiyorsan, geceye benzeyen varlığını yaka dur. 

· Ana karnındaki çocuğa doğmak, dünyadan göçmektir 

· Somuna benzer bir şey düzsen, emdin mi, şeker gelir ondan, ekmek tadı değil. 

· Terazide arpa altınla yoldaş olur ama bu, arpanın da altın gibi değerli olmasından değildir. 

July 28, 2010 Kategorisi Altında Mevlana, Mevlana Sözleri - No Comment

Ne olursan ol gel





Ey Mevlana!

Sen insanı, “hazret-i insan” bildin. İnsanlar da seni, insanlığın en parlak yıldızlarından biri bildi. Sen açtın yüreğini kocaman, koskocaman; yüreğin kadar büyüdün. Hiç kimsenin acı ve azap çekmesini, Cehenneme düşmesini istemedin.

Bu sebeple seslendin herkese, her kesime ve en feci günahlara düşmüşlere…

“Gel, gel, gel!

Ne olursan ol, gel!

Kim olursan ol, gel!

Tövbeni yüz kere bozmuş olsan da gel!” dedin.

Çünkü senin dergâhın, ümitsizlik dergâhı değildi.

Ümitlerin tükendiği yerde, Rahman ve Rahim Olan’ın merhameti, şefkati ve bağışlayıcılığı vardı.

Sen bu coşkun rahmeti fark ettin; bize de fark ettirdin.

Biliyordun ki Rabbinin affı sonsuzdu, bağışlaması sınırsızdı, rahmeti gelmek için hep vesile arardı.

İşte sen, o Allah ahlakının güzel bir temsilcisiydin.

Şimdi ise o ahlaka çok muhtacız, o pırıl pırıl kalbinin coşkun duygularına pek hasretiz. İşte bu sebeple bir kez daha çalıyoruz kapını.

O hiç kapanmayan ve hep çağıran dergâhında, bizim de olsun yerimiz.

Lâyık olmasak da kabul edeceğini biliyoruz. Çünkü yedi asır sonra hâlâ kulaklarımızda çınlıyor davetin, “Gel, gel!” diyen sesin…

Sayfa 10 - 12« İlk Sayfa...89101112