Archive for the “Mevlana Şiirleri” Category

August 16, 2010 Categorized under Mevlana Şiirleri, Mevlana Sözleri

Mevlana’nın Özlü Sözleri 3





Ben sağ olduğum müddetçe Kur’an’ın bendesiyim
Ben, Seçilmiş Muhammed’in yolunun toprağıyım
Eğer birisi benden bundan başka söz naklederse
Ben ondan da bizarım, naklettiği sözlerden de bizarım.


Hasan Ali Yücel’in Mevlana sözleri ni tercümesi şöyledir:

“Can tende var oldukça kulum Kur’an’a,
Yol toprağıyım Peygamber-i zişana,
Hakkımda bunun zıddına söz etse biri,
Vay bu söze, vay böyle diyen insana…”

Mevlana Sözleri:

Allah’a tekrar tekrar yemin ederim ki,
Bu mana (Mesnevi),
Güneşin doğduğu yerden, battığı yere kadar bütün dünyayı kaplayacak,
Ve bütün ülkelere ulaşacaktır.
Hiçbir mahfil ve meclis olmayacak ki orada Mesnevi okunmuş olmasın.
Hatta o dereceye varacak ki,
Mabetlerde, zevk u safa yerlerinde okunacak;
Bütün milletler bu sözlerle süslenecek ve onlardan faydalanacaktır.

Manzum halinde Mevlana Sözleri:

Güzel söyle de halk, yüzyıllar boyunca okusun.
Tanrı’nın dokuduğu kumaş ne yıpranır, ne eskir.

Ben kilitten seslenen bir kapı anahtarı gibiyim sanki.
Sanır mısın ki benim sözüm sadece bir sözdür.

Incoming search terms for the article:

August 14, 2010 Categorized under Mevlana Şiirleri, Mevlana Sözleri

Mevlana’nın Özlü Sözleri 2





Sen, değerinle ve düşüncenle iki aleme bedelsin.
Ama ne yapayım ki kendi değerini bilmiyorsun.
Kendini ucuza satma, çünkü değerin yüksektir.

Bizim Peygamberimizin yolu aşk yoludur.
Biz aşktan doğmuşuz, annemiz aşktır.

Aşk şeriatı, bütün dinlerden ayrıdır.
Aşıkların şeriatı da Allah’tır, mezhebi de.

Bu dünya pazarında sermaye altındır;
orada ise aşk ve ıslak iki göz.

Hz. Mevlana sözlerinin şifa ve gıda oluşunun sırrını şu sözlerle açıklamaktadır:

“Söz söyleyen kemal sahibi olursa, marifet ve hakikat sofrasını serdi mi, o sofrada her türlü yemek bulunur. Herkes orada gıdasını bulur.”

Mesnevi şerhlerinde, Mevlana’nın “ney” ile “insan-ı kamil”i, “kamışlık” ile “elest bezmi”ni, “ateş” ile “ilahi aşk”ı sembolize ettiği belirtilmiştir.

Mevlana’nın Şiirleri:

“Duy şikayet etmede her an bu Ney,
Anlatır hep bu ayrılıklardan bu Ney.

Der ki; feryadım kamışlıktan gelir,
Duysa her kim, gözlerinden kan gelir.

Ayrılıktan parçalanmış bir yürek,
İsterim ben, derdimi dökmem gerek.

Şayet aslından biraz ayrılsa can,
Öyle bekler, vuslata ersin zaman.

Ağladım her yerde, hep ah eyledim,
Gördüğüm her kul için, dostum dedim.

Herkesin zannında dost oldum ama;
Kimse talip olmadı esrarıma.

Hiç değil feryadıma sırrım uzak,
Gözde lakin yok ışık, duymaz kulak.

Aşikardır can-beden, gör insanı,
Yok izin, görmez fakat insan, canı.

Ney sesi tekmil hava; oldu ateş,
Hem yok olsun, kimde yoksa bu ateş!

Ateş ateş olmuş, dökülmüştür Ney’e,
Cebesi aşkın karışmıştır mey’e.

Yardan ayrı dostu Ney dost kıldı hem,
Perdesinden perdemiz yırtıldı hem.

Kanlı yoldan Ney sunar hep arzuhal,
Hem verir Mecun’un aşkından misal.

Ney zehir, hem panzehir; ah nerde var,
Böyle bir dost, böyle bir özlemli yar?

Sırrı bu aklın, bilinmez akl ile,
Tek kulaktır müşteri, ancak dile.

Sırf keder, gam; gitti kaç gün kaç gece,
Geçti yanışlarla günler, öylece.

Geçse günler, korku yok, her şey masal;
Ey temizlik örneği, sen gitme kal!

Kandı her şey, tek balık kanmaz sudan,
Anlamaz olgun adamdan bil ki, ham,
Söz uzar, kesmek gerektir vesselam!”

Incoming search terms for the article:

August 9, 2010 Categorized under Mevlana Şiirleri

Mevlana Şiirleri: Aşk Şeriatı





Mevlana Şiiri:

“Ben ne Hristiyan’ım,
Ne Musevi, ne Farisi, ne de Müslüman;
Ne Doğu’danım, ne de Batı’dan.
İkiliği bir kenara koydum,
İki âlemin bir olduğunu gördüm.”

 Evet, Mevlana haklı. O ne Doğu’dan ne Batı’dan. Apayrı bir diyardan geliyor ve besleniyor, Bambaşka bir damardan:

 Aşk Şeriatı’ndan.

Incoming search terms for the article:

Sayfa 2 - 3123