Posts Tagged “ya”

August 2, 2010 Categorized under Mevlana Hikayeleri

Mevlana Hikayeleri: Şems





Mevlana Hikayeleri: Şems

Bir gün Mevlana’ya, felsefeyle meşgul olan bir grup insan geldi. İmanî konularda soruları vardı. Mevlana, bu felsefecileri Şems’e gönderdi.

Felsefeciler Şems’e geldiklerinde, o, talebelerine, bir kerpiç üzerine nasıl teyemmüm edileceğini gösteriyordu.

Gelenlerden biri, en çok takıldıkları üç soruyu peşpeşe sıralayıverdi:

1- Allah var dersiniz ama görünmez, gösteremezsiniz; gösterin de inanalım!

2- Şeytan’ın ateşten yaratıldığını söylersiniz, sonra da Cehennem’de ateşle ceza verilecek, dersiniz. Ateşten yaratılmış olan Şeytan’a, ateş acı verebilir mi?

3- Ahrette herkes hakkını alacak, yaptıklarının karşılığını görecek, diyorsunuz. Rahat bırakın şu insanları, istediklerini yapsınlar…

Sorular biter bitmez Şems, elindeki kerpici, soruları soran felsefecinin kafasına vurdu.

Felsefeci, hemen kadıya gitti ve Şems’ten şikayetçi oldu.

“Ben soru sordum, o bana kerpiçle vurdu!” dedi.

Şems-i Tebrizi de kendini savundu:

“O bana soru sordu, ben de cevabını verdim.”

Kadı bu işi açıklamasını isteyince de şu açıklamayı yaptı:

“Efendim, bu adam, “Bana Allah-û Tealâ’yı göster.” dedi. Ben de elimdeki kerpici başına vurarak sorusunu açıkladım. Şimdi başının ağrıdığını söylüyor. Bana başının ağrısını gösterebilir mi?”

Adam şaşırdı ve,

“Ağrı gösterilir mi? Ancak hissedilir!” dedi.

Şems de taşı gediğine koydu:

“İşte, nasıl var olan ağrı gösterilemezse, Allah da vardır ama göze gösterilemez demek istedim!”

Şems savunmasına şöyle devam etti:

“Bu adamın ikinci sorusu, ateşten yaratılmış olan Şeytan’ın ateşle nasıl cezalandırılacağı idi. Ben bunu açıklamak için de başına topraktan yapılmış bir kerpiçle vurdum. Başı acıdı, ağrıdı. Oysaki kerpicin de kendisi gibi asıl maddesi topraktır. Nasıl toprak toprağa acı veriyorsa, ateş de ateşten yaratılmış Şeytan’a acı verecektir. Üçüncü sorusu da “Bırakın insanları, isteyen istediğini yapsın; niçin ahrette yapılanların karşılığı verilecek, diye korkutuyorsunuz?” şeklindeydi. Ben de ona, canımın istediğini yaptım. Ama bundan hoşlanmadı ve beni size şikayet etti.”

Felsefeciler, bu açıklamalar karşısında ne söyleyeceklerini bilemediler ve çok mahcup oldular.

Incoming search terms for the article:

July 26, 2010 Categorized under Mevlana Şiirleri

Mesnevi’den





Mevlana Sözleri Mesnevi’den:

Aklın varsa bir başka akılla dost ol da, işlerini danışarak yap…  

 Şu toprağa sevgiden başka bir tohum ekmeyiz
Şu tertemiz tarlaya başka bir tohum ekmeyiz biz…

Hayatı sen aldıktan sonra ölmek, şeker gibi tatlı şeydir
Seninle olduktan sonra ölüm, tatlı candan daha tatlıdır…

Biz güzeliz, sen de güzelleş, beze kendini
Bizim huyumuzla huylan, bize alış başkalarına değil…
Bir katre olma, kendini deniz haline getir

Mevlana Sözleri Mesnevi’den bir başka yer:

Madem ki denizi özlüyorsun, katreliği yok et gitsin
Beri gel, beri ! Daha da beri ! Niceye şu yol vuruculuk ?
Madem ki sen bensin, ben de senim, niceye şu senlik benlik…
Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol…

 Gerek yok her sözü, laf ile beyana..
Bir bakış bin söz eder, bakıştan anlayana…

Incoming search terms for the article: