Posts Tagged “tohum”

August 2, 2010 Categorized under Mevlana Sözleri

Mevlana Sözleri 6





Mevlana Sözleri A:

. Denizden bile yerine su koymadan devamlı su alsan, bu işin denizleri çöle çevirir.

· Sen, yerdeki yeşillik gibisin, ayağın bağlı. Bir yel esti mi, tam inanca ulaşmadan başını sallarsın. 

· Oltandaki et lokması, balık avlamak içindir. Öyle lokma ne bağıştır ne cömertlik.

· Sözün eğri olsa da, anlamı doğru bulunsa, sözdeki o eğrilik, Tanrı’ya makbuldür. 

Mevlana Sözleri B:

· İçen akıllıysa, aklının parlaklığı daha da artar, fakat kötü huyluysa daha beter olur. Ama halkın çoğu kötü olduğundan, beğenilmez huylara sahip bulunduğundan, içki herkese haram edilmiştir. 

· Eşeğin ardını öpmekte bir tat, tuz yoktur. Faydasız yere, sakalını, bıyığını kokutur. 

· Pirlik, saçın sakalın ağarması ile elde edilmez. İblisten daha ihtiyar kim var? 

· Tavus kuşu gibi sadece kanadını görme, ayağını da gör.

 Mevlana Sözleri C:

· Pirenin ısırışından meydana gelen yanış, seni yılan soktu mu yok olur gider. 

· Öküz, ansızın Bağdat’a gelir, şehri bir baştan öte gezip, dolaşır. Bütün o zevki, hoşluğu, tadı, tuzu görmez de göre göre karpuz kabuğunu görür. 

· Hani bir hayvan vardır, porsuktur adı. Dayak yedikçe semirir, büyür, köteği yedikçe daha iyileşir, sopa vuruldukça semirir, insan da gerçekte porsuktur, çünkü o da dert, mihnet sopasıyla büyür, semizleşir. 

· Uçan kuş, yeryüzünde kalsa tasalanır, derde düşse ağlayıp inlemeye koyulur. Fakat ev kuşu, kümes hayvanı, yeryüzünde sevinçle yürür, yem toplar, neşeyle koşar durur. 

· Ölülerle savaşıp gazilik elde edilmez. 

· Hoş, güzel ömür, yakınlık aleminde can beslemektir. Kuzgunun ömrü ise fışkı yemeye yarar.

· Kin, sapıklığın da aslıdır, kafirliğin de. 

· Kuru duayı bırak, ağaç isteyen tohum eker. 

· İnciyi sedefin içinde ara, hüneri de sanat ehlinden iste.

· İnsan bir ağaca benzer, kökü, ahdinde durmaktır.

· Susmakla canın özü, yüzlerce gelişmeye ulaşır. Ama söz, dile geldi mi, öz harcanır. 

· Hiç ay, yeryüzünde ev sahibi olur mu? 

Mevlana Sözleri D: 

· Hırs, çirkinlikleri bile güzel gösterir. 

· Padişahın adamlarından biri, zindanın burcunu yıksa, zindancının gönlü bu yüzden kırılır mı hiç? 

· Hiçbir şeyden haberi olmayan cansızlardan, gelişip boy atan bitkiye, bitkiden yaşayış, derde uğrayış varlığına, sonra güzelim akıl, fikir, ayırt ediş varlığına geldin. 

· Yol afetleri içinde şehvetten beteri yoktur.

· Demirciliği bilmiyorsan, demirci ocağından geçerken sakalın da yanar, saçın da. 

· Taş, taşlıktan çıkıp yok olmadıkça, mücevher olup yüzüğe takılır mı hiç? 

· Padişah, töhmet altına alınanı Karun’a çevirir. Artık suçsuzu ne hale kor, onu sen düşün.

· Eğri ayağın gölgesi de eğridir. 

· Tam inanç aynası kesilen kişi, kendini görse bile, Tanrı’yı görmüş olur. 

· Bilgiye ulaştı mı ayak, kanat olur. 

· Göz olgunlaştı mı, temeli, özü görür. Ama kişi şaşı oldu mu parça buçuğu görür ancak. 

· Sınama, deneme yolunda bilgi, tam inançtan aşağıdır, zindansa yukarı. 

· Can, doğan kuşuna benzer, beden ona bir tuzak.

Incoming search terms for the article:

July 26, 2010 Categorized under Mevlana Şiirleri

Mesnevi’den





Mevlana Sözleri Mesnevi’den:

Aklın varsa bir başka akılla dost ol da, işlerini danışarak yap…  

 Şu toprağa sevgiden başka bir tohum ekmeyiz
Şu tertemiz tarlaya başka bir tohum ekmeyiz biz…

Hayatı sen aldıktan sonra ölmek, şeker gibi tatlı şeydir
Seninle olduktan sonra ölüm, tatlı candan daha tatlıdır…

Biz güzeliz, sen de güzelleş, beze kendini
Bizim huyumuzla huylan, bize alış başkalarına değil…
Bir katre olma, kendini deniz haline getir

Mevlana Sözleri Mesnevi’den bir başka yer:

Madem ki denizi özlüyorsun, katreliği yok et gitsin
Beri gel, beri ! Daha da beri ! Niceye şu yol vuruculuk ?
Madem ki sen bensin, ben de senim, niceye şu senlik benlik…
Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol…

 Gerek yok her sözü, laf ile beyana..
Bir bakış bin söz eder, bakıştan anlayana…

Incoming search terms for the article: