Posts Tagged “kulak”

August 14, 2010 Categorized under Mevlana Şiirleri, Mevlana Sözleri

Mevlana’nın Özlü Sözleri 2





Sen, değerinle ve düşüncenle iki aleme bedelsin.
Ama ne yapayım ki kendi değerini bilmiyorsun.
Kendini ucuza satma, çünkü değerin yüksektir.

Bizim Peygamberimizin yolu aşk yoludur.
Biz aşktan doğmuşuz, annemiz aşktır.

Aşk şeriatı, bütün dinlerden ayrıdır.
Aşıkların şeriatı da Allah’tır, mezhebi de.

Bu dünya pazarında sermaye altındır;
orada ise aşk ve ıslak iki göz.

Hz. Mevlana sözlerinin şifa ve gıda oluşunun sırrını şu sözlerle açıklamaktadır:

“Söz söyleyen kemal sahibi olursa, marifet ve hakikat sofrasını serdi mi, o sofrada her türlü yemek bulunur. Herkes orada gıdasını bulur.”

Mesnevi şerhlerinde, Mevlana’nın “ney” ile “insan-ı kamil”i, “kamışlık” ile “elest bezmi”ni, “ateş” ile “ilahi aşk”ı sembolize ettiği belirtilmiştir.

Mevlana’nın Şiirleri:

“Duy şikayet etmede her an bu Ney,
Anlatır hep bu ayrılıklardan bu Ney.

Der ki; feryadım kamışlıktan gelir,
Duysa her kim, gözlerinden kan gelir.

Ayrılıktan parçalanmış bir yürek,
İsterim ben, derdimi dökmem gerek.

Şayet aslından biraz ayrılsa can,
Öyle bekler, vuslata ersin zaman.

Ağladım her yerde, hep ah eyledim,
Gördüğüm her kul için, dostum dedim.

Herkesin zannında dost oldum ama;
Kimse talip olmadı esrarıma.

Hiç değil feryadıma sırrım uzak,
Gözde lakin yok ışık, duymaz kulak.

Aşikardır can-beden, gör insanı,
Yok izin, görmez fakat insan, canı.

Ney sesi tekmil hava; oldu ateş,
Hem yok olsun, kimde yoksa bu ateş!

Ateş ateş olmuş, dökülmüştür Ney’e,
Cebesi aşkın karışmıştır mey’e.

Yardan ayrı dostu Ney dost kıldı hem,
Perdesinden perdemiz yırtıldı hem.

Kanlı yoldan Ney sunar hep arzuhal,
Hem verir Mecun’un aşkından misal.

Ney zehir, hem panzehir; ah nerde var,
Böyle bir dost, böyle bir özlemli yar?

Sırrı bu aklın, bilinmez akl ile,
Tek kulaktır müşteri, ancak dile.

Sırf keder, gam; gitti kaç gün kaç gece,
Geçti yanışlarla günler, öylece.

Geçse günler, korku yok, her şey masal;
Ey temizlik örneği, sen gitme kal!

Kandı her şey, tek balık kanmaz sudan,
Anlamaz olgun adamdan bil ki, ham,
Söz uzar, kesmek gerektir vesselam!”

Incoming search terms for the article:

August 8, 2010 Categorized under Mevlana Hikayeleri

Mevlana Hikayeleri: Sen mi daha büyüksün, sakalın mı?





Mevlana hiç ayırmadan herkesle görüşür, önce onları dinler, sonrada baldan tatlı sohbetini gönüllere sunardı. Ona kulak veren her gönül, o sohbetten mutlaka etkilenir, hatta bazen de Müslüman olmak isterdi. İşte Mevlana Hikayeleri nden bir başkası:

Bir gün sohbet ettiği papaza sormuştu:

“Sen mi daha büyüksün, yoksa sakalın mı?”

Papaz hemen cevap verdi:

“Ben sakalımdan 20 yaş daha büyüğüm.”

Mevlana, taşı gediğine koydu:

“Senden 20 yaş küçük olan sakalın ağarmış; yazık değil mi ki sen hala karanlıklar içindesin!”

Bu zarif sözün taşıdığı daveti anlayan papaz, hemen oracıkta Müslüman olmuştur.

Incoming search terms for the article: