July 31, 2010 Categorized under Mevlana

Mevlana Hikayeleri: 13. yy Anadolu’da ki Durum





On üçüncü asırda Anadolu siyasî çalkantılar içindeydi. İçerideki koltuk ve makam kavgaları, kardeşleri birbirine düşman etmişti. Bu kargaşa ve kavgalarla, Selçuklu Devleti, eski kuvvetini yitirmişti.

Ardı arkası kesilmeyen, Batıdan gelen haçlı seferleri, ülkeyi talan etmişti. Doğudan gelen Moğollar ise yaka yıka ve öldüre öldüre Anadolu’nun büyük bölümünü işgal etmişti.

Bu maddî çöküntüye bir de manevî kargaşa eklenmiş, İslâm’ı yanlış yorumlayan birçok anlayış ortalığı kaplamıştı.

Anadolu insanında tam bir ezilmişlik ve ümitsizlik havası hâkimdi.

Osmanlı Beyliği ise henüz müstakil olarak varlığını ortaya koymuş değildi.

Halk son derece fakirleşmiş, ondan da öte, işgal ordularının zulmü altında can korkusuyla yaşar olmuştu.

İşte böylesine bir kargaşanın ortasında bunalmış, bıkmış ve bezginleşmiş Anadolu insanı, bir moral kaynağı bulmuştu:

Mevlana…

Incoming search terms for the article:

Yorum Yap