August 14, 2010 Categorized under Mevlana

Mevlana’nın Hoşgörüsü





Mevlana’nın Hoşgörüsü:

Mevlana’nın Hristiyan ahaliye ve papazlara hoşgörüyle yanaşıp yaklaştığı zamanlar, haçlı ruhunun büsbütün azgınlaştığı bir dönemdi. Anadolu, haçlı ordularının zalim kılıçları altında inliyordu. Ancak Müslümanlar, aynı zamanda ve aynı şehirde bir arada ve dostça yaşıyorlardı.

Böyle bir müsamahayı hiçbir Batı ülkesinde ve şehrinde görmek mümkün değildir. Bu sevgi medeniyetinin yaşanmasında elbette ki başta Mevlana olmak üzere bütün Allah dostlarının gayreti vardır. Bir yanda acımasızca saldıran haçlı orduları, diğer yanda bu saldırıyı hiçbir şekilde gündeme getirmeyen, halkı kışkırtmayan, tam tersine Allah’a kulluğa çağıran Mevlana…

Bu suretle, orduların kılıç kuvvetiyle yapamadığını, iman, ahlak ve faziletle yapan Mevlana… İmanını, İslam’ı yayan, benimseten, ahlakına hayran bırakan Mevlana…

Ülkenin bütünüyle tehlikeye girdiği bir zamanda gönül fetihleri yapmaktan bir an geri durmadı Mevlana. Çünkü Batıdan saldıran Haçlılar, çekilip gittiler. Doğudan gelen Moğollar ise zaman içinde güçlü İslam kültürü içinde eriyip gittiler.

Mevlana, gönlü, kana, kine, kılıca ve her türlü acımasızlığa karşı kazanan taraf oldu.

Böylece Mevlana, bize bugün ve yarın ne yapacağımızı da göstermiş oldu.

Incoming search terms for the article:

Yorum Yap